7 design - banu alpay
7 design contact information
design
articles
2009
2010
polaroids
archive
profile

Kitabin dijital forma transferi

Kitabin dijital forma transferi | Published in Radikal Design Newspaper | 12.09 | Banu Alpay

Zanaatkarlar tarafından incil’in elle çoğaltıldığı günlerden, Gutenberg’in ilk matbaa makinasına, Albert Manutius’un baskıda tirajı arttıran Aldine’ninden dakikada 120 sayfaya kadar renkli dijital baskı alabilen makinalara kadar basılı yayın dağıtım ve stilinde bir çok değişiklik yaşandı. Amazon’un ilk versiyonunu 2007’de piyasaya sürdüğü Kindle da yeni jenerasyon tasarımı ile 2010’a girerken yayıncılığın karbon izini silmeyi planlıyor.

2004 senesinde Harvard, Oxford, Stanford gibi köklü üniversiteler ve kütüphaneler Google Basılı Yayın Kütühanesi projesine katıldılar. Bir sene içerisinde bu proje bugunkü bildiğimiz adı ile Google Books halini aldı. Google 10 sene içerisinde taramayı hedeflediği 15 milyon kitabın 7 milyonunu taramış olarak yolu yarıladı. Kitapların dijital dünyaya transferleri sayılara vurulduğunda kolaymış gibi görünsede aslında Google şu an problemli bir buzdağının daha çok tepesinde.

Google kitapları tararken kullandığı Optik Karakter Tanıma yazılımı ile metinleri arama motorlarında tanınabilir hale getiriyor. Ancak bu yazılımın dahi bazı kelime ve deyişleri tanımlamakta başarısız olması üzerine Google çaktırmadan tüm internet kullanıcılarını bu projenin bir projesi haline getirdi. Web sayfalarına giren kullanıcıların bilgisayar mı yoksa insan mı olduğunu tanımak amaçlı tasarlanmış yazılım reCAPTCHA bu konuda Google’ın kurtarıcısı oldu. Websitelerinde kullanıcılara bilgisayarların okuyamadığı yamuk karakterlerle yazılmış kelimeleri kutulara tekrar yazmak zorunda bırakan yazılımın tasarımcısı Luis Von Ahn, tüm internet kullanıcılarının günde toplam 150.000 saatini CAPTCHA’ları çözerek geçirdiğini hesapladıktan sonra durumu Google’ın yararına çevirdi. Artık CAPTCHA denklemlerinde kullanıcıya biri bilindik biri bilinmedik olmak üzere iki kelime tekrarlattırılıyor. Milyonlarca insanın bu bilinmeyen kelimeleri kittap içinde bulundukları bağlamlarından ayırarak sisteme yeniden girmeleri Optik Karakter Tanıma yazılımını destekliyor. Bilinmeyen kelimeleri CAPTCHA’ya sunan ise New York Times Gazetesi’nden başkası değil.

Ancak Google’ın sorunları bununla bitmiyor. İşin alaylı kısmı ise taradığı bazı kitapların internetten ulaşamadığı tescil sahiplerini bulmak adına Google’ın herşeyi dijitalleştirmeye çalışırken 8 milyon dolara yakın ve büyüyen bir bütçeyle dünyanın heryerinden basılı yayın kuruluşlarına reklam veriyor olması.

Google, Google Books projesini sürdürmek adına savaşa dursun, dijital kitaplarından kütüphane yaratmak isteyenlere itafen tasarlanmış Kindle da piyasayı silip süpürüyor. 

Dokunmatik ekran sen nelere kadirsin

iPhone hayatımıza bir dokunuşla navigasyonu getirdi bundan sonrası da aldı başını gitti. Yeni bağımlılığın adı Kindle.

Kindle yeni versiyonu ve kullandığı E-Ink markalı elektronik kağıt teknolojisi ve yansıma yapmayan. az enerji kullanan elektroforetik ekranı  ile bir kitaptan farksız ama bin kitabı içeren bir dijital kütüphane ve okuma aracı olarak karşımıza çıkıyor. 399$’lık market fiyatı ile en popüler noel hediyesi olsa da dünya genelinde henüz buna sahip olma lüksüne sahip insan sayısı belirli. Kindle’ın fiyatını bu kadar yüksek kılan en büyük neden ise yeni tasarımında bulunan ve kullanıcılara dünyanın her hangi bir yerinden kitap indirme özgürlüğü sağlayan 3G teknolojisi. Cihazın kendi fiyatının yanında bir de kitaplara ve dergi, gazete aboneliğine harcanak para da işin cabası.

Kindle’ın şu andaki başarısı kaçınılmaz olsa da piyasayı tekelinde tuttuğu altın günlerini geride bırakmak üzere. Kindle’ın gri elektronik mürekkep teknolojisine karşın büyük yayınevlerinden, teknoloji devlerine kadar (özellikle de Apple) herkes, magazin ve gazeteleri de dijital formata adapte edebilecek, renkli ekran özelliği ile video, oyun ve soısyal  internet ağlarına yer verebilecek cihazları piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Kindle’ı piyasaya süren ve internet üzerinden kitap satışında dünya lideri Amazon’un başı Jeffrey Bezos insanların değişime istedikleri kadar direnebileceklerini ancak filmlerden magazinlere kadar herşeyin dijital bitler halinde geldiği bir çağda yetişen yeni jenerasyonun gelecekte neden her türlü bilgiye internet üzerinden ulaşamadıklarını anlayamayacaklarını savunuyor. Herkesin internet arama motoru Google’ın sürdüre geldiği savaşın en büyük sebebinin bu olduğu da açıkça görülüyor.

Yazılı metni çoğaltmada insanoğlu bir çok materyale başvurdu. Altın, pirinç, taş tablet, kağıt derken en ilket çoğaltma metodlarından, yayın evleri ve matbaaların ‘kapitalist’ çogaltma ve dağıtım metodlarına kadar birçok badire atlatıldı ve atlatılıyor. Ancak bu sırada dijital formda da olsa kullanılıp atılamayan tabletlere geri dönüş insana ister istemez bir çarkın varlığını ve tekrarlanabilirliğini hatırlatıyor. Altına kitap basabilecek bir dünya ekonomisi artık varolmasa da kağıt ve insanın kağıda olan duygusal bağı her zaman kalıcı olacak. Gelecekte artık dergi ve gazete standlarında birer sayfalık dijital tabletlere rastlayacabilecek olsak bile teknolojideki yeniliklerin insana her zaman heyecan duydurmadığını (hatta korkuttuğunu) ve tasarımcıların bu arayı kapatmak adına nostaljik metodlara başvuracağını da unutmamak lazım.

Bugün, hayatımızı değiştireceğini ve geliştirecğini umduğumuz bir çok cihaz yarın cebimizde birer ağırlık halini alacaklar ve belki kitaplar artık karınca formatına gelene kadar bu böyle devam edecek ancak bilgi akışı hiç bir zaman durmayacak. Internet ve cep telefonu olmadan nasıl yaşandığını merak eden yeni jenerasyonların ihtiyaçlarına göre çarklar dönmeye devam edecek ve öyle yada böyle insanoğlu teknolojinin getirilerine adapte olmakla kalmayıp kendini aynı formatlara sokmaya çalışacak. Bugün pamuk elleri cebe attıran teknolojilerin geleceğini biliyorduk ancak mahvettiğimiz doğa bize hadi artık diyene kadar daha alınacak, atılacak çok Kindle var.

Image: An example from the Aldine Press